Sayfalar

30 Aralık 2025 Salı

Öte Alemin Kapıları: Gaybı Celbeden Makam-ı Gayb-ı Azam

 


"Kulağınızla değil, ruhunuzun derinlikleriyle dinleyin..."

    Yüzyıllardır tozlu raflarda saklanan, sadece "sır sahiplerinin" bildiği o frekans yeniden canlanıyor: Makam-ı Gayb-ı Azam. Bu eser, sıradan bir müzik değil; gaybın kapılarını aralamak, içsel karanlığı aydınlığa kavuşturmak için kurgulanmış bir ses yolculuğudur.

    Efsaneye Göre: Rivayet edilir ki, bu makam antik bir derviş locasında, kırk gün kırk gece süren bir sessizlik orucunun ardından "Gaybı Celbeden Makam" olarak isimlendirilmiştir. 45 BPM’lik ağır ve hipnotik ritmiyle kalbin atış hızını evrenin ritmine (432Hz) eşitler. Sabâ makamının hüzünlü nefesiyle başlayan yolculuk, Zirgüleli Hicaz’ın heybetli Rebab ve Tanbur tınılarıyla derinleşir. 10/8’lik Kudüm vuruşları, bir kalbin kadim zamanlardaki atışını temsil eder.

    Bu karanlık ve etnik ambiyans, sizi çöl rüzgarlarının fısıldadığı, zamanın durduğu ve sadece "mutlak sessizliğin" konuştuğu o gizemli noktaya götürecek.

Teknik Detaylar:

Frekans: 432Hz (Doğal evren akordu)

Tempo: 45 BPM (Ultra yavaş meditasyon)

Enstrümanlar: Ney, Rebab, Tanbur, Kudüm.

Tür: Cinematic Dark Ethnic Ambient / Spiritual Fusion



26 Aralık 2025 Cuma

Tizlerden Derinlere Bir Yolculuk: Unutulan Hazine Hüseyni Aşiran Makamı


Hüseyni Aşiran, Türk Musikisinin en köklü, en vakur ve "mürekkep" (bileşik) yapısıyla dinleyeni derin bir yolculuğa çıkaran makamlarından biridir.


Bölüm 1: 

  • İsmin Sırrı (Yüksekten Derine): "Hüseyni" perdesi (mi) tiz ve parlak bir bölgeyi, "Aşiran" perdesi (kalın mi) ise pest ve tok bir bölgeyi temsil eder. Makamın ismi, melodinin gökyüzünden (Hüseyni'den) başlayıp yeryüzünün derinliklerine (Aşiran'a) inmesini tasvir eder gibidir.

  • "Unutulmuş Hazine": Günümüz popüler Türk müziğinde veya fantezi müzikte neredeyse hiç rastlanmaz. Bu makam, sadece Klasik Türk Musikisi ve Tekke Musikisi (İlahiler) içinde yaşayan, "seçkin" bir kulak zevki gerektiren nadir makamlardandır.

  • Duygu Durumu: Hüseyni Aşiran, neşeli bir makam değildir. Ancak karamsar da değildir. En iyi tanımı "Vakur Hüzün" ve **"İlahi Teslimiyet"**tir. İnsanı dünya dertlerinden alıp derin bir tefekküre sürükler. Bu yüzden Mevlevi ayinlerinde ve ciddi ilahilerde sıkça tercih edilmiştir.

  • Zorluk Derecesi: İcracılar için "nefes kesen" bir makamdır. Çünkü tiz perdelerden başlayıp, oldukça pest (kalın) seslere inilmesi gerekir. Bu da okuyucunun (hanendenin) ses aralığının (ambitus) çok geniş olmasını zorunlu kılar. Her babayiğidin harcı değildir.


Bölüm 2: 

1. Makamın Yapısı (Kimlik Kartı):

  • Türü: Mürekkep (Bileşik) bir makamdır. Basit bir dizi değil, birkaç makamın/çeşninin birleşimidir.

  • Durağı (Karar): Aşiran Perdesi (Kalın Mi).

  • Seyri: İnicidir. (Mutlaka tizlerden başlar, aşağıya doğru süzülür).

  • Güçlüsü: Birinci mertebe güçlüsü Hüseyni perdesi (Mi), ikinci mertebe güçlüsü Dügah perdesidir (La).

2. Dizinin Oluşumu (Formül): Hüseyni Aşiran makamı, aslında Hüseyni makamının, Aşiran perdesine (kalın mi) kadar genişlemiş halidir.

  • Teknik Tarif: Yerinde (Dügah'ta) Hüseyni Beşlisine, Hüseyni perdesinde Uşşak Dörtlüsünün eklenmesiyle oluşan Hüseyni dizisinin, karar perdesi olan Dügah'tan aşağıya, Aşiran perdesindeki Uşşak Dörtlüsü ile düşmesiyle oluşur.

  • Özetle: Melodi Hüseyni makamı gibi başlar, Dügah'ta (La) durur gibi yapar ama durmaz; "yolculuk bitmedi" diyerek aşağıya Aşiran'a (kalın Mi) kadar iner ve orada Uşşak çeşnisiyle karar verir.

3. Donanım (Anahtar Başı): Genellikle Hüseyni makamının donanımı kullanılır.

  • Segah (Si 1 koma bemol): Daimi olarak bulunur.

  • Eviç (Fa bakiye diyez): İniş ve çıkışlarda hareketli olarak kullanılır. Ancak karar anlarında ve Aşiran'a inişlerde Fa natürelleşir (Acem perdesi olur).

4. Asma Karar Perdeleri (Önemli Duraklar):

  • Hüseyni (Mi): Yarım karar.

  • Dügah (La): En önemli asma karardır. Sanki makam burada bitecekmiş hissi verir.

  • Çargah (Do) ve Rast (Sol): Geçkilerde sıkça duyulur.


Bölüm 3: Örnek Eser Tavsiyeleri 

Yazını zenginleştirmek için şu eserlerin videolarını veya isimlerini ekleyebilirsin:

  1. Kanuni Hacı Arif Bey: Hüseyni Aşiran Peşrevi (Makamı anlamak için en net saz eseri).

  2. Klasik Örnek: "Dil-i bî-çâreyi bir çâre ile şâd eyle" (Beste: Nazim, Güfte: Bilinmiyor).

  3. İlahi Örneği: Bu makamın ruhuna uygun olarak Zekai Dede Efendi'nin ayin-i şerifleri örnek gösterilebilir.

22 Aralık 2025 Pazartesi

Kalpten Nağmeler: Tale’al Bedru Aleyna (طلع البدر علينا) | Medine Halkının Sevincini Ruhunda Hissetiren İlahi






Tale’al Badru Aleyna’nın Hikâyesi: Bir Gelişin, Bir Nûrun Şarkısı

“Tala’al Badru Alayna”…
Bu sözler, sadece bir ilahi değil; bir gelişin, bir bekleyişin ve bir umudun ifadesidir.

İslam kültüründe bu ilahi, asırlardır Peygamber Efendimiz’in (s.a.v.) Medine’ye gelişiyle birlikte anılır. Rivayetlere göre Medine halkı, özellikle kadınlar ve çocuklar, uzun süredir bekledikleri bu kutlu misafiri sevinçle karşılamış; duygularını kelimelere ve ezgiye dökerek şöyle seslenmiştir:
“Üzerimize dolunay doğdu…”

Buradaki “bedr” yani dolunay, fiziksel bir ayı değil; aydınlığı, rehberliği ve karanlığın sona erişini temsil eder. Zorlu bir dönemin ardından gelen huzurun, korkunun yerini alan güvenin sembolüdür.

Seniyyetü’l-Vedâ Meselesi

İlahide geçen “Seniyyetü’l-Vedâ”, Medine’ye giriş-çıkış yollarından bir geçidin adıdır. Bu ifade, ilahinin tarihsel bağlamı üzerine farklı yorumlara yol açmıştır. Bazı tarihçiler ve âlimler, bu ilahinin Hicret sırasında değil, daha sonra Tebük Seferi dönüşünde söylenmiş olabileceğini dile getirir.

Bu görüşe göre de sahne değişmez:
Yine bir dönüş, yine bir sevinç, yine bir “hoş geldin” vardır.

Tartışmadan Bağımsız Olan Hakikat

İlahinin tam olarak hangi gün, hangi olayda söylendiği konusunda görüş ayrılıkları olsa da, üzerinde ittifak edilen bir gerçek vardır:
Bu eser, karşılamanın ilahisidir.

Bir yolculuğun bitişini, bir hasretin sonunu, bir çağın başlangıcını anlatır. Bu yüzden yüzyıllar boyunca sadece tarihî bir olayla sınırlı kalmamış;

  • Mevlitlerde

  • Dini törenlerde

  • Manevî buluşmalarda

  • Hatta kişisel dua ve tefekkür anlarında
    okunmaya devam etmiştir.

Neden Hâlâ Bu Kadar Etkileyici?

Çünkü “Tala’al Badru Alayna”, insana çok temel bir duyguyu hatırlatır:
Beklediğin şey geldiğinde hissettiğin o derin rahatlama.

Bu yüzden ilahi, her çağda yeniden anlam kazanır.
Kimi için Medine’ye geliş,
kimi için kalbe doğan bir umut,
kimi için de karanlık bir dönemin ardından gelen iç huzurdur.

Belki de bu yüzden, asırlar geçse de bu sözler hâlâ fısıldanır:
“Üzerimize dolunay doğdu…”

16 Aralık 2025 Salı

Hüseynî Makamı: İnsanın Kalbine En Yakın Ses

Hüseynî makamı, Türk musikisinde yalnızca estetik bir yapı değil; ruhsal denge, şifa ve içsel huzurla ilişkilendirilen en kadim ses alanlarından biridir. Geleneksel kaynaklarda “insanın doğasına en yakın makam” olarak tanımlanması tesadüf değildir.


Hüseynî Makamı Hakkında Az Bilinen ve Merak Uyandırıcı Gerçekler

1. Hüseynî, İnsan Sesine En Yakın Frekans Dizisidir

Osmanlı musiki nazariyatçıları Hüseynî’yi “tabii makam” olarak adlandırmıştır. Bunun sebebi, konuşma esnasında insan sesinin doğal olarak bu perde çevresinde dolaşmasıdır. Bu yüzden Hüseynî dinlenirken “yabancılık hissi” oluşmaz; dinleyici sesi bilinçaltında tanır.

Bu özellik, Hüseynî’nin telkin gücünü diğer makamlara göre daha güçlü kılar.


2. Kalp ve Dolaşım Sistemiyle İlişkisi

Eski darüşşifa kayıtlarında Hüseynî makamı:

  • Kalp çarpıntısı

  • Duygusal dalgalanmalar

  • Sebepsiz iç sıkıntısı

  • Göğüs daralması

gibi durumlarda özellikle tavsiye edilmiştir.

İlginç olan şudur: Hüseynî’nin güçlü karar sesi olan Dügâh, kalp atım ritmine en yakın salınım aralığını oluşturur. Bu nedenle makam, dinleyicide ritmik bir düzenlenme hissi yaratır.


3. Hüseynî, Gündüz Makamıdır (Ama Öğleye Yakın)

Makamların zamanlarla ilişkisine göre:

  • Hüseynî kuşluk–öğle arası etkilidir.

  • Bu saatlerde dinlendiğinde zihinsel berraklık ve bedensel hafiflik daha belirgin olur.

Sabah erken saatlerde dinlendiğinde melankoliye, gece dinlendiğinde ise duygusal yoğunluğa kayabilir.


4. En “Merhametli” Makam Olarak Anılır

Tasavvuf geleneğinde Hüseynî:

  • Merhamet

  • Tevekkül

  • Kabulleniş

duygularıyla ilişkilendirilir.

Bu nedenle:

  • İlahi,

  • Nefes,

  • Tevhid

formlarında en çok tercih edilen makamlardan biridir. Sert bir hüzün taşımaz; acıyı yumuşatır, yarayı kanatmadan anlatır.


5. Çocuklar ve Yaşlılar Üzerinde Etkisi Daha Güçlüdür

Darüşşifalarda yapılan gözlemlerde Hüseynî’nin:

  • Ağlayan çocukları sakinleştirdiği

  • Yaşlılarda huzursuzluğu azalttığı

not edilmiştir. Bunun nedeni makamın ani atlamalar içermemesi ve ses dizisinin “yumuşak inişli” olmasıdır.


Hüseynî Makamıyla İlgili Anlatılan Bir Hikâye (Blog İçin Uygun)

“Sesiyle Kalbi Duran Adam”

Rivayete göre II. Bayezid döneminde Edirne Darüşşifası’na getirilen yaşlı bir adam vardır. Adamın kalbi zaman zaman düzensiz atmakta, geceleri nefesi daralmakta ve korku içinde uyanmaktadır. Hekimler fiziki bir sebep bulamaz.

Darüşşifanın baş musikişinası, adamın konuşurken sesinin sürekli Hüseynî civarında dolaştığını fark eder ve şu cümleyi kurar:

“Bu adamın derdi, kendi sesini duyamamasıdır.”

Adam için her gün öğleye yakın saatlerde ney ve tanbur ile Hüseynî faslı icra edilir. Üçüncü günün sonunda adam ilk kez deliksiz bir uyku uyur. Yedinci gün kalp ritmi düzelir.

Adam taburcu olurken şunu söyler:

“Sanki bana benim içimdeki sesi geri verdiniz.”

Bu hikâye, Hüseynî’nin neden “insanın iç sesi” olarak anıldığını anlatan en eski rivayetlerden biridir.


  • Hüseynî makamı insan sesine ve kalp ritmine en yakın makamlardan biridir.

  • Kalp, dolaşım ve duygusal dengeyle ilişkilendirilir.

  • Merhamet ve kabulleniş hissi uyandırır.

  • Çocuklar ve yaşlılar üzerinde güçlü sakinleştirici etkiye sahiptir.

  • Tasavvuf ve ilahi geleneğinin temel taşıdır.

15 Aralık 2025 Pazartesi

Buselik Makamı

 Buselik Makamı

1. İsminin Gizemi: Bir "Öpücük" mü, Yoksa "Ebu Selik" mi?

Buselik isminin kökeni tam bir dedektiflik hikayesi gibidir:

  • Romantik Teori: Farsça "Buse" (Öpücük) kelimesinden geldiği rivayet edilir. Makamın yumuşak, tatlı ve insanı okşayan yapısı nedeniyle "küçük bir öpücük" gibi hissettirdiği için bu ismi aldığı söylenir.

  • Tarihsel Teori (Ebu Selik): Pek çok eski kaynağa göre ise bu isim, makamı icat ettiği veya meşhur ettiği düşünülen "Ebu Selik" isimli efsanevi bir müzisyenden gelir. Ancak tarihte bu isimde kesinleşmiş bir müzisyen kaydı bulunamaması, işi efsaneye dönüştürür.

2. Batı Müziği'nin "İkiz Kardeşi" (Ama Bir Farkla!)

Buselik, teknik olarak Batı müziğindeki La Minör (Doğal Minör) dizisine en çok benzeyen makamdır.

  • İlginç Detay: Bir Batı müziği piyanisti piyanoda hiç siyah tuşa basmadan "La"dan başlayıp diğer "La"ya kadar çalarsa, kabaca Buselik makamını duymuş oluruz.

  • Püf Noktası (Teknik): Ancak Buselik'i "La Minör"den ayıran hayati bir organ vardır: Yeden (Leading Tone). Buselik makamı karara (La/Dügah) giderken, Batı'daki doğal minörden farklı olarak 7. sesi (Sol) dikleştirir ve Sol# (Nim Zirgüle) yapar. Bu da makama o meşhur, hüzünlü ama kararlı "Doğu" bitişini verir. Buna teknik dilde "Buselik'in Armonik Minör lezzeti" de diyebiliriz.

3. "İstanbul Efendisi" Makamı

Tarihsel süreçte Buselik, özellikle Osmanlı saray müziğinde ve İstanbul şehir kültüründe çok sevilmiştir.

  • Halk müziğinde (Türkülerde) nispeten daha az kullanılırken, Klasik Türk Müziği'nde "şehirli", "asil" ve "kibar" bir karakteri temsil eder.

  • Bu yüzden müzik çevrelerinde Buselik için "Makamların İstanbul Efendisi" veya "En Asil Makam" yakıştırmaları yapılır. Aşırı ağlak bir hüzün değil, "vakur bir melankoli" taşır.

4. Teknik Künye (Devamı)

  • Seyir: Genellikle Çıkıcı-İnici (bazen sadece çıkıcı) bir seyir izler. Yani melodi peslerden veya durak civarından başlar, tizlere doğru genişler ve sonunda yine nazlı nazlı durağa (La/Dügah) süzülerek karar verir.

  • Donanım: Portede (donanımda) hiçbir değiştirici işaret bulunmaz (Doğal hali). Ancak eser icra edilirken o meşhur "Buselik çeşnisi"ni duymak için notalar arasında geçici değiştiriciler (özellikle Fa diyez ve Sol diyez) sıkça misafir olur.

5. Nihavend ile "Ezeli Rekabet" (Bunu Blogda Mutlaka Belirt)

Okuyucuların en çok karıştıracağı nokta burasıdır: "Hocam Nihavend de Minör değil mi? Farkı ne?"

  • Açıklaması: Nihavend makamı daha "Batılı" ve "Modern" tınlar, Buselik ise daha "Geleneksel" ve "Saraylı"dır.

  • Teknik Fark: Nihavend makamında 2. ses (Si) genellikle Kürdi (Si bemol) perdesine basılır. Buselik'te ise bu ses Buselik (Si Naturel) perdesidir. İşte o küçücük yarım seslik fark, birini neşeli bir hüzne (Nihavend), diğerini vakur bir ciddiyete (Buselik) dönüştürür.

6. Müzik Terapisi ve Şifa Etkisi

Eski Türk hekimleri ve müzik teorisyenlerine (Farabi gibi) göre Buselik makamının insan psikolojisi ve sağlığı üzerinde spesifik etkileri olduğuna inanılırdı.

  • Vücut Etkisi: Kan dolaşımını düzenlediğine ve kasları gevşettiğine inanılır.

  • Psikolojik Etki: İnsana "Kuvvet ve Barış" duygusu verir. Zihni açar, vesveseyi (gereksiz endişeyi) azaltır.

  • Zamanı: Eskilere göre etkisi en çok Kuşluk vaktinde (sabah ile öğle arası) hissedilir.

7. "Bunu Dinlemeden Geçmeyin" Köşesi (Örnek Eserler)

  1. "Hala kanayan kalbimi aşk ateşi dağlar" (Dede Efendi'nin efsanevi yürük semaisi - Buselik'in zirvesidir.)

  2. "Vücud ikliminin sultanı sensin" (Hacı Arif Bey - Makamın o "efendi" tavrını en iyi anlatan eserlerden.)

  3. "Affetmem asla seni" (Yıldırım Gürses - Daha modern ve popüler bir örnek isteyenler için.)




14 Aralık 2025 Pazar

 


Kanalımızda yer alan, makamlara odaklanan bazı videolar:


Makam / TemaVideo BaşlığıURL
HüseyniGeleneksel Türk Makamları - Hüseyni Flüt #türk #müziği #flüt #meditation #flute #huseyni #makam
http://www.youtube.com/watch?v=zVaIROpdtUU
HeftgâhHeftgâh Makamı Klarnet Dinletisi | Geleneksel Türk Müziği Şöleni
http://www.youtube.com/watch?v=CV49vTLPGBs
ŞedarabanKlasik Türk Müziği'nde Şedaraban Makamının SIRLARI
http://www.youtube.com/watch?v=aUGQ-hPTJvw
Neveser16 Dakika Neveser Makamı Meşk | Osmanlı Klasik Müziği ile Huzur
http://www.youtube.com/watch?v=vuxByVMyXG8
RastRast Makamı Terapi - Koç Burcuna Özel - Ruhunu Dinlendir Seri #14 #klasiktürkmüziği #enstrümantal
http://www.youtube.com/watch?v=5NwWr5LxZSs
NihavendKlasik Türk Müziği Enstrümantal - Ruhunu Dinlendir Seri 9 - #nihavend #makam #terapi #enstrümantal
http://www.youtube.com/watch?v=3rMANWZ7qUs

Nefes Geleneği

 

Nefes Geleneği Nedir? Alevî–Bektaşî Tasavvufunda Nefesin Anlamı

Nefes geleneği, Alevî–Bektaşî inanç ve tasavvuf anlayışı içinde şekillenmiş; öğretiyi şiir ve musiki yoluyla aktaran köklü bir sözlü kültürdür. Nefesler, yalnızca dinlenen eserler değil; yol gösteren, irşad eden ve insanı içsel olgunluğa davet eden metinlerdir.

Nefes Geleneğinin Kökeni

Nefesler, Orta Asya’dan Anadolu’ya taşınan tasavvufî düşüncenin, İslamî yorumla harmanlanması sonucu ortaya çıkmıştır. Özellikle Alevî–Bektaşî erkânında, Hak–Muhammed–Ali anlayışı merkezde yer alır. Bu gelenekte söz, kutsal bir taşıyıcıdır; müzik ise sözün kalbe ulaşma aracıdır.

Nefeslerin Temel Konuları

Nefeslerde en sık işlenen temalar şunlardır:

  • İlahi aşk ve aşk-ı hakikî

  • Vahdet-i vücud (varlığın birliği)

  • İnsan-ı kâmil anlayışı

  • Ehl-i Beyt sevgisi

  • Yol, erkân, edep ve ahlâk

Bu yönüyle nefesler, hem inanç öğretisi hem de ahlâk rehberi niteliği taşır.

Dil ve Anlatım Özellikleri

Nefes geleneğinin en ayırt edici özelliklerinden biri, sade ve halkın anlayabileceği Türkçe kullanılmasıdır. Ağır ve süslü bir dil yerine, doğrudan kalbe hitap eden bir anlatım tercih edilir. Bu sayede nefesler, yüzyıllar boyunca sözlü kültürle aktarılabilmiştir.

DEMEDİM Mİ?
Güzel âşık cevrimizi,
Çekemezsin demedim mi?
Bu bir rıza lokmasıdır,
Yiyemezsin demedim mi?

Yemeyenler kalır naçar,
Gözlerinden kanlar saçar.
Bu bir demdir, gelir geçer,
Duyamazsın demedim mi?

Bak şu aşıkın haline,
Ne gelse söyler diline.
Can ü başı Hakk yoluna,
Koyamazsın demedim mi?

Aşıklar harabat olur,
Hakk yanında hürmet bulur.
Muhabbet baldan tatlı olur,
Doyamazsın demedim mi?

Girelim Ali serine,
Çıkalım meydan yerine.
Küfrümüz iman yerine,
Sayamazsın demedim mi?

Dervişlik ulu dernektir,
Görene büyük örnektir.
Yensiz yakasız gömlektir,
Giyemezsin demedim mi?

Pir Sultan, Ali şahımız,
Hakk'a ulaşır ahımız.
On iki imam katarımız,
Uyamazsın demedim mi?


Müzikal Yapı ve İcra Ortamı

Nefesler genellikle bağlama eşliğinde, tek sesli olarak icra edilir. En sık icra edildikleri ortamlar:

  • Cem erkânları

  • Muhabbet meclisleri

  • Alevî–Bektaşî topluluk buluşmaları

Makam ve usul açısından sade yapılar tercih edilir; amaç gösteriş değil, tefekkür ve içsel derinliktir.

Nefes Geleneğinin Önemli Temsilcileri

Bu geleneği yaşatan ve günümüze taşıyan başlıca isimler şunlardır:

  • Pir Sultan Abdal

  • Kaygusuz Abdal

  • Kul Himmet

  • Hatayi (Şah İsmail)

Bu ozanlar, nefesi yalnızca bir şiir değil, bir yol ve duruş olarak görmüşlerdir.

Sonuç: Nefes Bir Şarkı Değil, Bir Öğretidir

Nefes geleneği, dinleyeni eğlendirmekten çok irşad etmeyi, yani insanı kendisiyle ve hakikatle yüzleştirmeyi amaçlar. Bu nedenle nefes, Alevî–Bektaşî tasavvufunda bir müzik formu olmanın ötesinde, yaşayan bir öğreti olarak kabul edilir.


Etiketler (Tags): Pir Sultan Abdal, Dostum Dostum, Nefes geleneği, Alevî Bektaşî edebiyatı, Tasavvuf şiiri, İlahi aşk, Hak Muhammed Ali, Alevî tasavvufu, Alevî müziği, Anadolu irfanı

12 Aralık 2025 Cuma

 



Isfahan Makamı Nedir? Teknik Yapısı, Duygusal Derinliği ve Az Bilinen Özellikleri


https://www.eksd.org.tr/wp/wp-content/uploads/2017/09/beste-isfahan-1.jpg?utm_source=chatgpt.com

Isfahan Makamı’nın Genel Tanımı

Isfahan makamı, Türk musikisinde duygusal derinliği yüksek, içe dönük ve zarif karakteriyle öne çıkan birleşik (mürekkep) makamlardan biridir. Adını İran’ın kültür merkezi olan İsfahan şehrinden alır. Hem klasik repertuvarda hem de tasavvufi eserlerde güçlü bir anlatım alanı bulmuştur.


1. Isfahan Makamı’nın Teknik Yapısı

Dizi Yapısı

Isfahan makamı, temel olarak şu yapıdan oluşur:

  • Yerinde Uşşak Dörtlüsü

  • Nevâ üzerinde Buselik Beşlisi

🔹 Karar perdesi: Dügâh
🔹 Güçlü perdesi: Nevâ
🔹 Yeden: Rast
🔹 Asma kararlar: Segâh, Çargâh, Nevâ

Teknik olarak Isfahan, Uşşak karakteriyle başlayıp Buselik rengine evrilen bir makamdır.


2. Seyir Özelliği (En Kritik Nokta)

Isfahan makamının seyri:

  • İnici–çıkıcıdır

  • Çoğunlukla Nevâ civarında başlar

  • Alt bölgede Uşşak duygusu hâkimdir

  • Üst bölgede Buselik renk belirginleşir

  • Karar her zaman Dügâh’ta yapılır

⚠️ Önemli teknik detay:
Isfahan’ı Hüseyni veya Uşşak’tan ayıran en belirgin unsur, üst bölgede Buselik hissinin netleşmesi ve Segâh perdesinin karar gibi kullanılmamasıdır.


3. Duygusal Karakter ve Psikoakustik Etki

Isfahan makamı:

  • Hüzünlü ama karamsar olmayan

  • Derin düşünce ve iç muhasebe çağrışımı yapan

  • “Sessiz kabulleniş” duygusu veren bir yapıdadır

🎧 Dinleyicide sıklıkla:

  • Nostaji

  • Kaderle yüzleşme

  • İçsel dinginlik
    uyandırır.


4. Şaşırtıcı ve Az Bilinen Özellikler

🔸 1. Batı Müziği ile Gizli Akrabalık

Isfahan makamı, Batı müziğinde Do minör dizisiyle şaşırtıcı derecede benzer bir psikolojik etki yaratır. Bu nedenle:

  • Batı kökenli dinleyiciler tarafından “tanıdık” hissedilir

  • Crossover projelerde uyumu yüksektir


🔸 2. Tasavvufta “Teslimiyet Makamı” Olarak Anılması

Bazı eski nazari kaynaklarda Isfahan için:

“Akıl yorulur, kalp konuşur.”
ifadesi kullanılmıştır.

Bu yönüyle:

  • Tevekkül

  • Kabulleniş

  • İçsel sükûnet
    temalarıyla ilişkilendirilir.


🔸 3. En Zor Makamlardan Biri Sayılır

Teoride kolay gibi görünmesine rağmen Isfahan:

  • Yanlış icrada kolayca Uşşak’a kayar

  • Buselik hissi verilmezse karakterini kaybeder

  • Özellikle taksim icrasında ustalık ister

Bu nedenle klasik üstatlar:

“Isfahan çalabilen, makam bilir.”
demiştir.


🔸 4. Şifa Musikisinde Kullanımı

Geleneksel musikiyle tedavi anlayışında Isfahan makamı:

  • Ruhsal yorgunluk

  • Melankolik dalgalanmalar

  • İçsel gerginlik
    durumlarında tercih edilmiştir.


5. Isfahan Makamı ile Sık Karıştırılan Makamlar

MakamAyırt Edici Fark
UşşakÜst bölgede Buselik yok
HüseyniHüseyni beşlisi baskın
SegâhKarar Segâh’ta yapılır
NihavendTam Batı minör karakterlidir

6. Besteciler ve Kullanım Alanları

Isfahan makamı özellikle:

  • Klasik fasıl eserlerinde

  • İlahi ve tasavvuf musikisinde

  • Derin duygulu enstrümantal taksimlerde
    tercih edilmiştir.


Sonuç

Isfahan makamı, Türk musikisinin sessiz ama derin konuşan makamlarından biridir. Teknik açıdan dengeli, duygusal açıdan güçlü ve icra bakımından seçici bir yapıya sahiptir. Onu gerçek anlamda hissettiren icralar, dinleyiciyle doğrudan kalpten kalbe bir bağ kurar.


9 Aralık 2025 Salı

İlahiler Hakkında Az Bilinen, Son Derece İlginç Gerçekler

İlahiler, yüzyıllardır Anadolu ve Tasavvuf geleneğinin en önemli ruhî ifade biçimlerinden biri olmuştur. Ancak pek az bilinen bazı detaylar, bu mistik eserlerin ardındaki kültürü çok daha büyüleyici bir hale getirir. İşte ilahilerle ilgili birçok kişinin ilk kez duyacağı, gerçekten şaşırtıcı bilgiler…


1. Dervişlerin Ritmi: “Post Ritmi”nin Gizli Dünyası

Osmanlı döneminde bazı tekkelerde ilahiler icra edilirken ritim, davul ya da bendirle değil, dervişlerin yere hafifçe ayak vurmasıyla sağlanırdı.
Bu yöntem “post ritmi” olarak adlandırılırdı.

Bu gizli ritim, dışarıdan bakıldığında fark edilmeyen fakat ilahinin içsel akışını düzenleyen özel bir teknikti. Dervişler ritmi bozmayacak kadar hafif, ama eserin ritmik bütünlüğünü koruyacak kadar belirgin şekilde yere vurur ve manevi atmosferi derinleştirirdi.


2. Şifreli Sözlerle Gizlenen Manevi Mesajlar

  1. yüzyılda bazı ilahilerin sözleri, dönemin siyasi ve sosyal baskı ortamları nedeniyle şifreli bir dil içerirdi.
    Bu sembolik dil, manevi mesajları gizlemek için kullanılırdı. Örneğin:

  • “Gül” → Hz. Peygamber’i simgeler,

  • “Bülbül” → Müridi temsil eder,

  • “Gül bahçesi” → İlahi aşk ortamını ifade ederdi.

Bu sayede ilahi, hem aşikâr bir zikir hem de gizli bir manevi mektup işlevi görürdü.


3. Makamların Ruh Hâline Etkisi: Uşşak’ın Yumuşatıcı Gücü

Mevlevi geleneğinde makam seçimi, sadece müzikal değil, ruhsal bir tercihti.
Özellikle Uşşak makamı, yüzyıllardır kalbi yumuşattığına, insanı tevazuya yönelttiğine ve gönül huzuru sağladığına inanılır.

Bu nedenle Uşşak ilahileri çoğu zaman derin düşünce, içsel arınma ve manevi hazırlık anlarında tercih edilirdi.


4. Rüyalarda İşitilen İlahiler: “Manevi İzin” Geleneği

Tarihte pek çok tekkede yeni bir ilahinin kabul görmesi için ilginç bir şart vardı:
Bestekârın o ilahiyi rüyasında işittiğini söylemesi.

Bu durum ilahinin “ruhani kaynaklı” olduğuna işaret eder ve tekke içinde hızla yayılmasını sağlardı.
Bugün çok sevilen bazı klasik ilahilerin bestekârları, eserlerini ilk kez rüyalarında duyduklarını kaydetmiştir.


5. Törenlerde Kullanılan Kokuların Gizli Rolü

Osmanlı’daki bazı dini törenlerde ilahiler, özellikle gül ve amber gibi kokular eşliğinde okunurdu.
Bu bir süsleme unsuru değil; manevi atmosferi güçlendiren bir uygulamaydı.

İnanca göre, belirli kokuların:

  • Kalbi yumuşattığı,

  • Zikri kolaylaştırdığı,

  • Makamın duygusunu derinleştirdiği

düşünülürdü.
Bu nedenle tekkelerde koku ve musiki sık sık bir arada kullanılırdı.


Sonuç: İlahiler Göründüğünden Çok Daha Derin Bir Evren

İlahiler sadece bir müzik türü değil; içinde ritüelleri, sembolleri, ruhsal teknikleri ve yüzyıllar boyunca gelişen bir gelenek barındıran zengin bir kültürel mirastır.
Post ritminden manevi izin geleneğine, makamların ruh üzerindeki etkisinden kokuların ritüele dahil edilmesine kadar tüm bu detaylar, ilahilerin neden bu kadar derin bir etkisi olduğunu açıklıyor.

8 Aralık 2025 Pazartesi

Hüseyni Makamı


 Hüseyni makamı hakkında ilginç bilgiler:

Hüseyni makamı, Türk sanat müziği ve tasavvuf musikisinin en sevilen ve sık kullanılan makamlarından biridir. İşte bu makam hakkında bazı ilginç bilgiler:

  1. Duygusal Derinlik: Hüseyni makamı, insan ruhunu derinden etkileyen içli ve duygusal bir yapıya sahiptir. Genellikle sevgi, teslimiyet ve iç huzur temalarını işler.

  2. Tasavvufi Kullanım: Özellikle Mevlevî ayinlerinde sıkça kullanılır. Tasavvuf musikisinin manevi havasına çok uygun olduğu için bu alanda çok tercih edilir.

  3. İlahi ve Şiirlerde Popüler: Pek çok ilahi ve dini eserde Hüseyni makamı kullanılır. Bunun nedeni, makamın mistik ve samimi duyguları iyi yansıtabilmesidir.

  4. Basit ve Anlaşılır: Teknik olarak çok karmaşık olmayan bu makam, amatör müzisyenler tarafından da kolaylıkla öğrenilebilir ve icra edilebilir.

  5. Rast ve Uşşak ile Akraba: Hüseyni makamı, Uşşak ve Rast makamlarıyla yakın ilişkilidir. Bu benzerlikler, geçkiler ve modülasyonlar sırasında kullanımı kolaylaştırır.

  6. Karmaşık Değil Ama Etkili: Hüseyni makamı, sadeliğine rağmen dinleyicide derin etkiler bırakabilir. Bu yönüyle hem profesyoneller hem de amatörler tarafından sevilir.

  7. Modern Uyarlamalarda Kullanım: Günümüzde bazı popüler müzik sanatçıları da geleneksel eserlerinde bu makamdan ilham almaktadır.

  8. Ses Dizisi: Hüseyni makamı, dizisini Uşşak dizisinin bir türevi olarak kullanır ama farklı seyir özellikleriyle ayrılır. Genellikle "Hüseyni perdesi" güçlü (karakteristik) ses olarak öne çıkar.

  9. Halk Müziğinde de Görülür: Sadece klasik Türk musikisinde değil, halk müziğinde de bu makamın etkileri ve motifleri yer alabilir.

  10. Dinginlik ve Teslimiyet: Makamın genel hissiyatı, dinleyeni ruhsal bir huzura davet eder. Bu da onu özellikle meditasyon ve tefekkür anlarında çok etkili kılar.

7 Aralık 2025 Pazar

Şeddiaraban Makamı Nedir? Osmanlı'nın Heybetli Müziği ve Bilinmeyen Özellikleri


 

🎵 ŞEDDİARABAN MAKAMI NEDİR?

Şeddiaraban, klasik Türk musikisinde kullanılan güçlü ve ağırbaşlı bir makamdır. Adını, “Şedd” (katlamak, yükseltmek) ve “Arabân” (bir diğer makam adı) kelimelerinin birleşiminden alır. Yani Arabân makamının yukarıdan "şedd" edilerek genişletilmiş hali olarak düşünülebilir.


🎼 TEKNİK ÖZELLİKLERİ

ÖzellikAçıklama
DizisiRast dizisinin çeşitlemesi gibi başlar, ama Hüseyni-Aşiran, Acem-Aşiran gibi perdelerde gezinir.
Güçlü (dominant perde)Rast perdesidir.
SeyirÇıkıcı-İnici (önce yükselip sonra iner)
KarakteriAğır, heybetli, devletli, klasik
TınısıYüksek perdelerde dolaşır, çoğunlukla ağır usullerde (Aksak Semai, Devri Kebir vb.) kullanılır.

📌 KULLANIM ALANLARI

  • Şeddiaraban makamı, Mevlevi Ayinleri, klasik fasıl musikisi, ve saraya ait tören müziklerinde tercih edilmiştir.

  • Bugün çok fazla kullanılmasa da, müzikte derinliği sevenler için hâlâ özel bir yeri vardır.


🎶 ŞEDDİARABAN MAKAMI HAKKINDA İLGİNÇ BİLGİLER

  1. “Şedd” kelimesi müzikte yükseltilmiş form anlamına gelir. Yani Şeddiaraban, Arabân makamının genişletilmiş versiyonudur.

  2. Makamın ezgisel yapısı oldukça devletli ve haşmetlidir — bu yüzden Osmanlı saray müziğinde törensel işlevleri olmuştur.

  3. Bu makamda bestelenmiş eserlerin çoğu, ağır usullü ayinler ya da kâr gibi geniş formlardır.

  4. Hüseyni-Aşiran, Acem-Aşiran, Nevâ, Rast gibi zengin geçkiler içerdiğinden dolayı usta bestekârların makamı olarak anılır.

  5. Şeddiaraban, günümüzde az kullanılır ancak müzik akademisyenleri ve klasik musiki dernekleri tarafından hâlâ analiz edilen bir makamdır.

  6. Kimi eserlerde “Şedd-i Arabân” olarak yazılsa da doğru yazımı Şeddiaraban şeklindedir.

  7. Bu makamda bir eserin icrası, icracının teknik ustalığını ve duygusal derinliğini açıkça ortaya koyar.

  8. Bu makamda ney ile yapılan taksimler, dinleyicilerde özellikle derin bir huşu hissi uyandırır.

  9. Şeddiaraban makamı, kadim İran etkili klasik makamlar arasında yer alır.

  10. Şeddiaraban makamıyla tezene (mızrap) vurulmuş klasik tanbur eserleri, Türk müziği repertuvarının en nadide örneklerindendir.

Yegah Makamı: Osmanlı Saraylarının Derinliklerinden Gelen Unutulmuş Makam


 

🎵 Yegah Makamı Nedir?

    Yegah makamı, Türk sanat müziği repertuarında yer alan klasik bir makamdır. Adını “yek-gâh” yani “bir yer” anlamına gelen Farsça kökten alır. Bu isim, makamın başlangıç perdesi olan Yegâh (rast perdesinin bir oktav altı) notasından gelmektedir. Yegah makamı genellikle derin, ağırbaşlı ve vakur bir ifade taşır. Osmanlı saray musikisinde özellikle tören müziği ve ağır usullü ilahilerde tercih edilmiştir.


🎼 Yapısı ve Özellikleri

  • Başlangıç Perdesi: Yegâh (rast perdesinin bir oktav altı)

  • Dizi Yapısı: Tam olarak bir Rast dizisinin aşağıya transpoze edilmiş halidir.

  • Karakteri: Ağır, sakin, ciddi ve vakur duygular barındırır.

  • Geçkileri: Rast, Hüzzam ve Segâh gibi makamlara geçiş yapılabilir.

  • Kullanım Alanları: Saray musikisi, Mevlevi ayinleri, klasik taksimler.


🎶 İlginç Bilgiler – "Yegah Makamı" Hakkında Bilmedikleriniz

  1. Yegah makamı, Osmanlı padişahlarının sabah namazı sonrası dinlediği musiki makamları arasında yer alırdı.

  2. Bu makamda bestelenmiş eserlerin çoğu, ağır usullerde yazılmış olup dervişlerin zikir ritüellerine eşlik ederdi.

  3. Yegah, aynı zamanda Mevlevi sema törenlerinde “ağır semai” formunda çokça kullanılmıştır.

  4. Makamın ruh hali, sabahın ilk ışıklarına benzediği için bazı bestekârlar "uyanış makamı" olarak da tanımlar.

  5. Yegah makamı üzerine yapılan taksimler, klasik Türk musikisinde ustalık göstergesi kabul edilir.

  6. Ender kullanılması nedeniyle bugün bu makamda yeni eser pek yazılmıyor, bu da onu daha “mistik” kılıyor.

  7. Kimi araştırmacılar, makamın kökeninin eski Pers müziğine kadar uzandığını öne sürer.

  8. Yegah kelimesi, mistik anlamlar taşıdığı için edebi metinlerde de "tekliğin sembolü" olarak geçer.

  9. Bu makamda bestelenmiş en tanınmış eserlerden biri: “Yine bir gülnihâl aldı bu gönlüm”.

  10. Türk müziği icrasında en zor makamlar arasında kabul edilir, çünkü ustalıkla yapılan geçkiler ister.

6 Aralık 2025 Cumartesi

Hakkında

 Kalpten Nağmeler, ruhun derinliklerine dokunan klasik Türk enstrümantal eserleri, ilahileri ve gönülden doğan şiirleri bir araya getiren spiritüel bir ses durağıdır.

Kanalın temelleri 2007 yılında atıldı; fakat yolculuğumuz özellikle 2024’ten itibaren yeniden can buldu. Bu dönemde kalbe işleyen ezgiler, manevi tınılar ve ruhu sükûnete çağıran eserlerle yeni bir nefes kazandık.

Bugün 22.500 kişilik güzel bir gönül topluluğu ile birlikte, her bir nağmeyi bir dua, her bir sözü bir nefes, her bir melodiyi içsel bir yolculuk olarak paylaşıyoruz.

Bu kanal;

  • Klasik Türk musikisinin zarafetini,

  • İlahilerin huzur veren manevî dokusunu,

  • Gönülden gelen şiirlerin içsel titreşimini
    bir arada sunmak için var oldu.

Burada duyduğun her şey, insanın özündeki sükûneti hatırlatmak, kalbi ağırlaştıran yükleri hafifletmek ve ruhu Rabbine yaklaştırmak içindir.

Kalpten Nağmeler, adının taşıdığı anlamı yaşatmayı amaçlar:
Kalpten çıkan, kalplere ulaşır…

Bu yolculukta bizimle olduğun için teşekkür ederim.
Ruhun huzura, kalbin nağmelere doysun…