Buselik Makamı
1. İsminin Gizemi: Bir "Öpücük" mü, Yoksa "Ebu Selik" mi?
Buselik isminin kökeni tam bir dedektiflik hikayesi gibidir:
Romantik Teori: Farsça "Buse" (Öpücük) kelimesinden geldiği rivayet edilir. Makamın yumuşak, tatlı ve insanı okşayan yapısı nedeniyle "küçük bir öpücük" gibi hissettirdiği için bu ismi aldığı söylenir.
Tarihsel Teori (Ebu Selik): Pek çok eski kaynağa göre ise bu isim, makamı icat ettiği veya meşhur ettiği düşünülen "Ebu Selik" isimli efsanevi bir müzisyenden gelir. Ancak tarihte bu isimde kesinleşmiş bir müzisyen kaydı bulunamaması, işi efsaneye dönüştürür.
2. Batı Müziği'nin "İkiz Kardeşi" (Ama Bir Farkla!)
Buselik, teknik olarak Batı müziğindeki La Minör (Doğal Minör) dizisine en çok benzeyen makamdır.
İlginç Detay: Bir Batı müziği piyanisti piyanoda hiç siyah tuşa basmadan "La"dan başlayıp diğer "La"ya kadar çalarsa, kabaca Buselik makamını duymuş oluruz.
Püf Noktası (Teknik): Ancak Buselik'i "La Minör"den ayıran hayati bir organ vardır: Yeden (Leading Tone). Buselik makamı karara (La/Dügah) giderken, Batı'daki doğal minörden farklı olarak 7. sesi (Sol) dikleştirir ve Sol# (Nim Zirgüle) yapar. Bu da makama o meşhur, hüzünlü ama kararlı "Doğu" bitişini verir. Buna teknik dilde "Buselik'in Armonik Minör lezzeti" de diyebiliriz.
3. "İstanbul Efendisi" Makamı
Tarihsel süreçte Buselik, özellikle Osmanlı saray müziğinde ve İstanbul şehir kültüründe çok sevilmiştir.
Halk müziğinde (Türkülerde) nispeten daha az kullanılırken, Klasik Türk Müziği'nde "şehirli", "asil" ve "kibar" bir karakteri temsil eder.
Bu yüzden müzik çevrelerinde Buselik için "Makamların İstanbul Efendisi" veya "En Asil Makam" yakıştırmaları yapılır. Aşırı ağlak bir hüzün değil, "vakur bir melankoli" taşır.
4. Teknik Künye (Devamı)
Seyir: Genellikle Çıkıcı-İnici (bazen sadece çıkıcı) bir seyir izler. Yani melodi peslerden veya durak civarından başlar, tizlere doğru genişler ve sonunda yine nazlı nazlı durağa (La/Dügah) süzülerek karar verir.
Donanım: Portede (donanımda) hiçbir değiştirici işaret bulunmaz (Doğal hali). Ancak eser icra edilirken o meşhur "Buselik çeşnisi"ni duymak için notalar arasında geçici değiştiriciler (özellikle Fa diyez ve Sol diyez) sıkça misafir olur.
5. Nihavend ile "Ezeli Rekabet" (Bunu Blogda Mutlaka Belirt)
Okuyucuların en çok karıştıracağı nokta burasıdır: "Hocam Nihavend de Minör değil mi? Farkı ne?"
Açıklaması: Nihavend makamı daha "Batılı" ve "Modern" tınlar, Buselik ise daha "Geleneksel" ve "Saraylı"dır.
Teknik Fark: Nihavend makamında 2. ses (Si) genellikle Kürdi (Si bemol) perdesine basılır. Buselik'te ise bu ses Buselik (Si Naturel) perdesidir. İşte o küçücük yarım seslik fark, birini neşeli bir hüzne (Nihavend), diğerini vakur bir ciddiyete (Buselik) dönüştürür.
6. Müzik Terapisi ve Şifa Etkisi
Eski Türk hekimleri ve müzik teorisyenlerine (Farabi gibi) göre Buselik makamının insan psikolojisi ve sağlığı üzerinde spesifik etkileri olduğuna inanılırdı.
Vücut Etkisi: Kan dolaşımını düzenlediğine ve kasları gevşettiğine inanılır.
Psikolojik Etki: İnsana "Kuvvet ve Barış" duygusu verir. Zihni açar, vesveseyi (gereksiz endişeyi) azaltır.
Zamanı: Eskilere göre etkisi en çok Kuşluk vaktinde (sabah ile öğle arası) hissedilir.
7. "Bunu Dinlemeden Geçmeyin" Köşesi (Örnek Eserler)
"Hala kanayan kalbimi aşk ateşi dağlar" (Dede Efendi'nin efsanevi yürük semaisi - Buselik'in zirvesidir.)
"Vücud ikliminin sultanı sensin" (Hacı Arif Bey - Makamın o "efendi" tavrını en iyi anlatan eserlerden.)
"Affetmem asla seni" (Yıldırım Gürses - Daha modern ve popüler bir örnek isteyenler için.)
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder